Mehmet Çınarlı Hangi Dönem? İzmir’den Bir Bakış
İzmir sokaklarında yürüyorum, kafamda türlü düşünceler, cebimde son haftadan kalma fırın reçetesi ve aklımda hep bir soru: “Mehmet Çınarlı hangi dönem?” Biliyorum, arkadaş ortamında sorunca herkes gülüyor; ama işin içinde hem merak hem de gizli bir saygı var. Ben 25 yaşındayım, sürekli espri yaparım, ama arada sırada kendi beynimle tek başıma sohbet etmekten de geri kalmam.
Kahve Dükkanında İlk Diyalog
Geçen gün arkadaşlarla Bornova’daki o minik kahve dükkanına girdik. Ben siparişimi verirken, Ahmet araya girdi:
— “Mehmet Çınarlı hangi dönem?”
— “Valla Ahmet, onu ben de merak ediyorum. Ama önce bu latte’yi bitireyim, beyin fonksiyonlarım açılır.”
Baktım ki sorunun ağırlığı kahve aromasıyla birleşince biraz daha anlaşılır oldu. Kafamda canlandı: Mehmet Çınarlı’yı tarih kitaplarında bulamayabilirim ama gündelik hayatta hep bir şekilde karşımıza çıkıyor gibi. Yani, bir dönem olmalı, ama hangi dönem?
İzmir’de Günlük Hayat ve İç Sesler
İzmir’de yaşamak demek, deniz kenarında düşüncelere dalmak ve bazen kendi kendine konuşmak demek. Ben mesela yürürken kendi kendime dedim ki:
“Acaba Mehmet Çınarlı’nın dönemini öğrenirsem hayatımın anlamı değişir mi?”
— Ve hemen cevap verdim: “Hayır, ama eğlenceli bir sohbet başlar.”
Düşünsenize, Alsancak’ta yürürken biri size “Mehmet Çınarlı hangi dönem?” diye sorsa, siz de gülerek ve içtenlikle cevap vermek zorundasınız. Çünkü burası İzmir, her şey hem ciddi hem de komik olmalı. Ben bu ikili hâli seviyorum. Arkadaşlarım beni hep “hem ciddi hem çılgın” olarak tanımlar.
Arkadaş Sofrasında Komik Anlar
Geçen hafta evde arkadaşlarla mangal yapıyorduk. Bir ara Ahmet yine sordu:
— “Mehmet Çınarlı hangi dönem?”
Ben:
— “Bence o dönem, mangalın tam yanındaki salatalık dilimi gibi; bazen fark edilmiyor ama olmadan da tadı eksik kalıyor.”
Herkes gülüyor, ben de kendimle dalga geçiyorum. Ama aslında düşündürücü bir noktaya değindik: Mehmet Çınarlı hangi dönem? Sadece tarihsel bir sorudan öte, karakterin, davranışın, hatta mizahın bir yansıması olabilir mi? Benim iç sesim şöyle dedi:
“Evet, bu soruyu ciddi yanıyla da ele alabilirim ama mizahı bırakmak yok.”
Kendi Kendine Düşünmek: Bir Çifte Hayat
Benim en sevdiğim an, bir yandan arkadaşlarla gülmek, diğer yandan zihnimde senaryolar kurmak. Mehmet Çınarlı hangi dönem sorusu bunu çok iyi temsil ediyor. Bazen şöyle düşünüyorum:
— “Acaba Mehmet Çınarlı, klasik tarih derslerinde mi, yoksa sosyal medyanın karmaşasında mı ortaya çıktı?”
Ve tabii cevap kendi kendime geliyor: “Belki ikisi de.” Bu arada fark ettim ki, arkadaşlarımın gülüşleri ve benim içsel monologlarım arasında köprüler kurmak çok tatlı. İzmir’in rüzgarlı sokaklarında yürürken, bir yandan espri patlatıyorum, diğer yandan düşüncelerimi not alıyorum.
Kısa Diyaloglar ve Tempolu Sohbetler
Bir gün kafede otururken, iç sesimle ciddi bir sohbet yaptım:
— “Mehmet Çınarlı hangi dönem?”
— “Hadi bakalım, yine mi sen?”
— “Evet, bu soru var ya, içimde bir merak bırakıyor. Hem güldürüyor hem düşündürüyor.”
Bu kısa diyaloglar, hayatın temposunu artırıyor. Arkadaşlarım bana bakıyor, ben ise onların bakışlarından espri malzemesi çıkarıyorum. Çünkü İzmir’de yaşamak demek, hem düşünmek hem de gülmek demek. Ve Mehmet Çınarlı hangi dönem sorusu tam da bu ikili hâli temsil ediyor.
Sonuç: Bir Dönem, Bir Hikâye
Sonunda anladım ki, Mehmet Çınarlı hangi dönem sorusu sadece bir merak değil, hayatın içinden bir metafor. Hem ciddi hem komik, hem geçmişe dair hem de bugüne dair bir ipucu. Ben, İzmir’in ılık akşamlarında yürürken, arkadaşlarımla sohbet ederken ve kendi içimde konuşurken, bu soruyu hem gülerek hem de düşünerek yanıtlıyorum.
Ve belki de en güzeli, bu sorunun kesin bir cevabı yok. Çünkü hayat, tıpkı Mehmet Çınarlı’nın dönemi gibi, hem mizahi hem de derin olabiliyor. Ben de bu ikili hâli, arkadaş ortamında espriyle harmanlayıp, kendi iç dünyamda düşündükçe her gün biraz daha büyüyorum.
İzmir’de bir genç olarak, hem gülüp hem düşünen biri olarak, şunu söyleyebilirim: Mehmet Çınarlı hangi dönem? Belki de her dönemde, her sohbetin içinde ve her kahve yudumunda bizimle.